Sin Nombre
Yaşadığı şehir ve ülkesinden hayata dair bir umudu kalmayan Sayra(Paulina Gaitan),sınırdışı edilen,yıllardır görmediği babası ve amcası ile New Jersey'e gitmeye karar verir.Honduras'dan başlayacak yolculuklarında ilk durak Meksika,ondan sonra ise Amerika vardır.Hondurasta bunlar olurken Meksikada yaşayan çete üyesi Willy(Édgar Flores) küçük arkadaşı Smiley'in(Kristian Ferrer) çeteye katılmasını sağlamakta ve sevgilisi Martha Marlene(Diana Garcia) zaman geçirmektedir.Ama ortada bir sorun vardır.Martha Marlene çete üyesi değildir ve bu çete liderinin hiç hoşona gitmez.Mezarlıkta yapılan bir çete toplantısı bitiminden sonra çete liderinin Martha Marlene'ye tecavüz etmeye kalkması ve o sırada yaşanan itiş kakış sonucu kızın ölmesi Willy'nin çete ili olan ilişkisini sorgulamaya başlamasına neden olur.Belirtmeden geçmeyelim çetenin Willy'e taktığı isim ise Casper'dır.
Meksikada Amerika'ya gidecek olan trende kompartımanların üstünde de olsa kendilerine yer bulan Sayra,babası ve amcası uzun ve yorucu yolculuklarına başlarlar.Bu arada çete lideri Willy ve Smiley'i,Sayra'nın da bulunduğu treni soymak için yanına alır.Göçmen gibi davranarak bindikleri treni soyacakları noktaya geldiklerinde ise işlerine başlar bu üç çete üyesi.Sayra'nın bulunduğu tarafı soymaya çalışırlarken Willy artık dayanamayıp içinde biriktirdiği bütün nefreti ve intikam duygusunu dışarı vurarak elindeki kılıçvari nesne ile çete liderini öldürür.Başına büyük bir bela almıştır.Eninde sonun çete onu bulup öldürecektir.Smiley'i ise geriye çeteye yollamıştır.Smiley'den olan biteni öğrenen çete üyeleri yeni liderleri olarak Sol'u seçerler.Smiley'i çetenin onurunu koruyamamakla suçlayan Sol,Smiley'i öldürmek ister ama çete kuralları buna izin vermez.Bu laflar karşısında ise Smiley Willy'i kendisinin öldüreceğini söyler ve peşine bir kaç çete elemanı ile düşer.Unutmadan Smiley daha 8-9 yaşlarında bir 'velet' dir.Genel anlamda çok beğendiğim bir film Sin Nombre(İsimsiz).Meksika sinemasının son dönemde sunduğu güzel örneklerden birisi.Sundance film festivalinde Cinematography ödülü ile birlikte Directing Award'ı da kazanmış.Toplamda katıldığı festivallerden 11 ödül ve bir o kadar da adaylıkla dönmüş.Cinematography ödülünü sonuna kadar hakettiğini düşünüyorum.En basitinden mükemmel renkler ve görüntüler mevcut filmde.Ortalamanın çok çok üstünde bir film.Şiddetle tavsiye ediyorum.
Notumuz;
7.5/10
Fragman


0 yorum:
Yorum Gönder