Paris,Je T'aime




Paris,ışıklar şehri olarak bilinir.
Bir kültür şehri,yemeğin ve büyüleyici mimarinin.
Paris aşıklar şehri: sanat aşıkları,tarih aşıkları,yemek aşıkları,
Aşka aşık olanların.


Yukarıdaki metin filmdeki dördüncü kısa filmin başlangıcında Steve Buscemi'nin okuduğu Paris turist rehberinde yazanlar.Olması gereken yada yazılması gerekenler bunlar zaten.Paris je t'aime(Paris,Seni Seviyorum) 2006 yılında yirmi iki yönetmen tarafından çekilen onsekiz farklı kısa filmin birleştirilmesinden oluşturulmuş Paris'i anlatan bir yapım.Dediğim gibi onsekiz farklı hikaye anlatılıyor filmde.Onsekiz sevgi -aşk hikayesi.Bunların arasından öne çıkanları biraz sonra değerlendireceğim.Bu değerlendirmelere geçmeden önce filmin beni tek üzen kısmını söyleyeyim;çok sevdiğim yönetmen Jean-Pierre Jeunet'in,Audrey'in ve Marion'un da projede yer almaması,özelliklede Fransız olmaları ve Paris'in anlatılması bu üzüntümü biraz daha arttırdı açıkçası.Böyle güzel ve kaliteli isimlerin eksikliğini ise hissettirmiyor bize film.Çünkü kadroda öyle oyuncular ve yönetmenler varki.Hikayelerde yer alan oyunculara bakarsak;Steve Buscemi,Maggie Gyllenhaal,Elijah Wood,Rufus Sewell,Natalie Portman,Gérard Depardieu ve birçok kaliteli isim.İşin yönetmen tarafına bakacak olursak;Ethan Coen ve Joel Coen kardeşler,Christopher Doyle,Gérard Depardieu gibi isimler ilk akla gelenler.

Gelelim anlatılan hikayelere ve benim favorilerime.

  1. montmarte-Arabasına yaralı bir kadını alan adamın hikayesi
  2. quais de seine-Kapalı bir kızla fırlama bir fransız gencinin öyküsü
  3. le marais-Aynı cinsten iki iş arkadaşının hikayesi
  4. tuileries-Fransız kültürüne yabancı bir adamın metrodaki öyküsü
  5. 16. bölge uzakları-Çocuk bakıcılığı yapmak için kendi çocuğunu sabahın köründe yuvaya bırakan bir annenin hikayesi
  6. porte de choisy-Bir kuaförün uçuk kaçık hikayesi
  7. bastille-Metresi için karısını terk etmeye kararlı bir adamın karısının hastalığını duyunca vazgeçme hikayesi
  8. victoires meydanı-Minik oğlunu kaybeden annenin hikayesi
  9. eiffel kulesi-Pandomimcilerin sevgisi
  10. monceau parkı-Bir baba kızın hikayesi
  11. quartier des enfents rouges-Eroinman kızın satıcısı ile hikayesi
  12. place de fetes-Yaralı zenci adamın hikayesi
  13. pigalle-Orta yaşlı bir karı kocanın seks sorunları hakkındaki hikayesi
  14. quartier de la madeleine-Vampirlerin hikayesi
  15. pere-lachaise-Evlenecek genç bir çiftin oscar wilde'ın mezarını ziyareti
  16. faubourg saint-denis- Kör çocuk ve kız arkadaşının hikayesi
  17. quartier latin-Ayrılma konuşması yapan iki yaşlı çiftin hikayesi
  18. 14. bölge-Fransızca öğrenmeye çalışan turist bir kadını hikayesi

Hikayelerin filmdeki sıraları yukarıda.Hikaye adları ve açıklamaları da mevcut.Hikayelerin hepsini verdikten sonra sıra geldi favorilerime.Gerçekten seçim yapmak çok zor.İlk önce bir beş seçeceğim ve bir
değerlendirme yapacağım.
 
  • Tuileries-Fransız kültürüne yabancı bir adamın metrodaki öyküsü
  • Bastille-Metresi için karısını terk etmeye kararlı bir adamın karısının hastalığını duyunca vazgeçme hikayesi
  • Tour Eiffel-Pandomimcilerin sevgisi
  • Place de fetes-Yaralı zenci adamın hikayesi
  • Faubourg saint-denis- Kör çocuk ve kız arkadaşının hikayesi

Şu 5'i seçmek zulümdü inanın.Hikayeler öyle güzelki 'kıyamadım' çoğu zaman bir diğerine ama seçmem lazımdı beş tanesini ve yukarıdakiler diğerlerinin bir adım önüne geçti.Bu beş filmi ise iyi sırasına göre yapmadım.O en son.
    Beşli listenin ilk sırasındaki 'tuileries' Coen kardeşlerin tarafından çekilmiş,Steve Buscemi ise oynadığı rol ile çok başarılı bir iş çıkarmış ortaya.Fransa'ya yeni gelen bir turistin metroda yaşadıklarını anlatan değişik bir yapım olmuş açıkçası.Metronun karşı tarafında öpüşen iki sevgiliye bakmaktan kendini alamayan ve 'göz temas'ında bulunan karakterimizin bu çiftle yaşadıkları ve durmadan suratına küçük borusu ile birşeyler fırlatan çocuk bu filmde anlatılanlar.Çekim teknikleri,renk ve görüntü yönetimi çok başarılıydı bana göre.Diğer filmlerin arasından bu yönü ve yönetmen Coen kardeşlerin farklı uslübü ile hemen ayrılıyor.İkinci sıradaki filmimiz 'bastille' ise günlerdir karısına ondan ayrılmak istediğini söylemenin planlarını yapan kocanın(imdb'de de husband yazıyor,adı belirtilmemiş) tam bu düşüncelerini anlatmak için ayarladığı bir öğlen yemeğinde karısına ifade edecekken,karısının ona doktordan aldığı raporunu vermesi,adamın bunu öğrenmesi ve karısına bu ayrılık kararından hiç bahsetmemesini anlatıyor.Ve adam karısı ölene dek bu zamana kadar kendisi için bir eziyete dönüşen evlilik hayatını hiç sorgulamadan karışı için son bir kez daha yaşıyor.Karısı ölüyor,depresyona giriyor,metresini terkediyor...Ve bir gün !!! Burasını anlatmayacağım.Öyle hoşuma gittiki filmi izlerken.İzleyen görün derim.



    Geldik pandomimcilerin hikayesi olan Tour Eiffel'e.Bizi küçük bir 'velet' karşılıyor kısacık filmin başında.Sonradan öğreniyoruzki bu çocuk pandomimci bir anne ve babanın oğlu.İşte bu kısacık film bize bu anne ve babanın nasıl tanıştığını anlatıyor.Kesinlikle Paris je t'aime'in en sıcak hikayesi.Dördüncü sıraya koyduğum Place de fetes ise benim az sonra muhtemelen birinci seçeceğim film.Otoparkta temizlik görevlisi olarak çalışan siyahi bir gencin,hergün otoparka arabasını bırakan siyahi bir bayana karşı başlayan aşkını,onu bir kahve içmeye davet etmesini konu alıyor.Faubourg saint-denis elemeyi geçen filmler arasında ise ele alacağım son film.Filmde tanıdık bir güzel var,Natalie Portman.Evinde oyunculuk çalışması yaparken,sokaktan geçen ağma Tomas'ın bunu anlamaması ve Francine'i zor bir durumda kalmış sanarak ona yardım etmek istemesi ile başlayan süreçte birbirlerine aşık olmaları filmin ana konusu.

    Kısaca bahsetmiş olduk elemeyi geçip son beşe kalan filmlerden.Bu arada yazarken de düşündüm.1. sıra kimin olacak diye.Ve yukarıda da dediğim gibi Place de fetes'i diğerlerinin bir adım önüne koydum ve ilk sıraya  koyuverdim.Karar verdiğim ilk beş,benim Paris je t'aime'de en beğendiğim 5 kısa film sırasına göre;
    1. Place de fetes
    2. Tour Eiffel
    3. Faubourg saint-denis
    4. Bastille
    5. Tuileries
     İlk beşimizi yaptık ama elemeyi geçemeyen filmler arasında öyle bir film var ki,


    14. bölge-Fransızca öğrenmeye çalışan turist bir kadını hikayesi

    Amerika'da postacılık yapan Carol'un bir haftalığına 'aşık' olduğu Paris'e tek başına gelmesi,yabancı olduğu bu şehirde tek başına yaptıkları ve yaşadığı duygular anlatılıyor.Bu filmi diğerlerinden ayrı tutma sebebim ise beni anlatıyor olması,daha doğrusu benim yapmak istediklerimi anlatması.Filmin son hikayesini yüzümde hafif bir gülümseme ile izledim ve Fransa hayalleri kurmaya devam ettim.

    Neyse çok uzadı farkındayım.Toparlayalım.

    Paris je t'aime Paris'te yaşayan her milletten,her dilden,her renkten insanların hatta vampirlerin yaşamlarından kesitler sunuyor bize.Genel olarak çok beğendim.Filmin sonunda farklı hikayelerden bazı parçaların birleştirilmesi ise çok güzel oldu.Paris'i seven,ilgi duyan ve farklı bir yapım arayan herkese rahatlıkla öneriyorum bu güzelim Paris filmini.


    18 filmlik listeyi ekşi'den labit adlı yazarın entrysinden aldım.


    Notumuz;


    8/10



    btemplates

    8 yorum:

    a.nur... dedi ki...

    Çok güzel bir filme benziyor, yazının tamamını filmim indikten, ben onu izledikten, iyice sindirdikten sonra okutacağım:))

    Bu arada blogun sahiden güzel...

    GINOBILIAN dedi ki...

    O kadar izleme isteği uyandıran duyguları dürten bir şekilde yazmışsınız ki okuduktan sonra her şeyi bırakıp izleme arzusu duydum. Keşke elimin altında olsaydı da hemen izleyebilseydim. İlerleyen zamanlara artık.

    csyasoo dedi ki...

    @ a.nur...

    Teşekkür ederim güzel yorumunuz için :)


    @ GINOBILIAN

    İzleyince beklerim yorumların için :)

    pariseda dedi ki...

    Filmi çok güzel anlatmışsın.Bölge kısa filmini izlerken bende aynı şeyleri düşünmüştüm.Sanki O film beni anlatıyor. umarım o yaşta gitmem. En sevdiklrim;
    1-faurborg saint-denis
    2-eyfel kulesi
    3-pere-lachaise
    4-bölge
    5-tuileries
    Darısı İstanbul'un başına...

    a.nur... dedi ki...

    Benim ilk beşim:

    1-place de fetes
    2-faubourg saint-denis
    3-quais de seine
    4-eiffel kulesi
    5-tuileries

    csyasoo dedi ki...

    @Pariseda

    İnşallah en yakın zamanda gidersin :)

    @a.nur...

    Listemiz neredeyse aynı.Kapalı kızın hikayesini de elerken baya bi üzülmüştüm :)

    a.nur... dedi ki...

    Evet aynı epey, gerçi bana kalsa bu liste 4 kısa filmden oluşurdu, sonuncusunu 5 olsun diye koydum.

    Senin listende yer alan benimkinde yer almayan karısı kanser olan adamın hikayesine gelince, ben onu sevmedim, belki etkileyici bir şey yaptı ama işe samimiyetsizce başladı, içten içe yalanı yaşadı. Bu yönden liste dışı kaldı8-)

    Bir de son olarak, ilk defa böyle bir yapım izlediğimden her hikayenin devamını istedim, bekledim, bakıyorum bir başkası, bir başka mekan...Alışamıyorum:))

    csyasoo dedi ki...

    Evet o his bende de uyandı ama bu filmi farklı kılanda bu özelliği zaten.

    Ayrıca New York,I Love You adında aynı proje çekildi.Onda da sağlam yönetmen ve oyuncular var.Fatih Akın da bu yönetmenlerden biri.

    Aynı Proje İstanbul içinde düşünülüyor.